DEMOKRATİK KONGO, TANZANYA, KENYA, ÇİN, SURİYE, SENEGAL, GANA, MALAWİ, KAZAKİSTAN, POLONYA, SIRBİSTAN, PAKİSTAN, TACİKİSTAN, KIRGIZİSTAN
Dış ticarette dengeler Türkiye lehine yeniden kurgulanıyor

Mehmet TİMUROĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
Yukarıda adı belirtilen ülkeler sadece son altı ayda İGİD 'in katıldığı ve katkı koyduğu ticaret organizasyonlarına konu olan ülkelerin isimleri. Adı geçen ülkelere ya İGİD adına iş gezisi düzenlenmiş, ya konuk iş adamı heyeti kabul edilmiş ya da Cumhurbaşkanımız'ınkiler başta olmak üzere dış ticaret boyutlu resmi gezilere İGİD üyelerinden katılım sağlanmış. Neredeyse tamamı KOBİ 'lerden oluşan bir iş adamı derneği için yukarıdaki listenin anlamı daha da büyüyor. Düne kadar belki de ancak adını duyduğu ülkeler ile iş yapmak, dış ticaret mazisi 50 yılı aşmayan bir ülke için gurur verici. Üstelik bu listeye Türk dış ticaretinde milat anlamı taşıyan TUSKON' un (Türkiye Sanayici ve İş Adamları Konfederasyonu) dış ticaret köprüleri organizasyonları yolu ile ilişki kurulan ülkelerin hepsi dahil değil.
Nereden bakarsanız bakın objektif bir dış ticaret başarısı anlamına gelen gerek İGİD gerekse ESİDEF kanalı ile üyesi bulunduğu TUSKON'un dış ticaret adına yaptıkları, tarihe not düşülmeyi hak ediyor. Hiçbir deneyim ve birikimi olmayan Işıkkent'teki ayakkabı imalatçısına, Karabağlar'daki mobilyacıya, Gana'ya, Çin'e ihracat yapmak üzere öz güven aşılamak tarihi değer taşıyor. Üstelik öz güven vermekle yetinmeyip dış ticaret için alt yapıyı da hazırlamak, yarın, bugünün Türkiye tarihini yazacaklar için satır başlarını oluşturacak.
Daha ticaret ile ilgili ilk kavramlar ile tanıştığımız dönemlerden beri dış ticaret gerçekleri çok netti: 'Türkiye sadece ham madde ihraç eder ve bu da ithalatının ancak küçük bir bölümünü karşılardı.' Çok değil 20 yıl önce bu fotoğraf neredeyse kader olarak benimsenmişti. Dün adeta 'büyüklere' bırakılmış alan dış ticaret, bugün İGİD, ESİDEF ve TUSKON aracılığı ile en küçük işletmelerin bile gündemine giriyor.
İZMİR DIŞ TİCARET ZİRVESİ
TUSKON 'un (Türkiye Sanayici ve İş Adamları Konfederasyonu) düzenlediği Türkiye-Dünya Dış Ticaret Köprüsü, 150 ülkeden 2000 yabancı iş adamının katılımı ile İstanbul'da tamamlandı. Alanında, sadece ülkemizde değil dünyada bu denli geniş katılımın olduğu ilk organizasyon özelliği taşıyan Türkiye-Dünya Dış Ticaret Köprüsü programına katılan altı ülkeden iş adamları ve bürokratlarını İzmir'de ağırladık.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gana, Malawi, Kongo Cumhuriyeti, Polonya ve Kazakistan'dan gelen konuk iş adamlarını, program partnerlerimiz İZİAD (İzmir İş Adamları Derneği) ve ÇİSİAD (Çiğli Sanayici ve İş Adamları Derneği) üyeleri ile birlikte yaklaşık 500 İzmirli iş adamı ile görüştürdük.
Etkisi azalma eğilimi göstermek ile birlikte içinden geçmekte olduğumuz krizin takvimsel belirsizliği sürüyor. Bu süreçte iş ve yatırım planı yapmanın zorluğunu biliyor ve yaşıyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey daha var ki o da krizin seyri ne olursa olsun dış ticaretin her işletmenin vizyonunda yer alması zorunluluğudur. Bugüne kadar ihracata cesaret edemeyen, erteleyen veya isteksiz davranan KOBİ'lere, ihracata ilk adım için bugünden daha uygun konjonktür olamaz. Fırsat olarak tanımladığımız bugünkü konjonktür, dış pazarlardaki gelişmelerden değil aksine iç pazarın daraldığı ortamda ihracatın zorunlu seçenek olmasından kaynaklanıyor. Yoksa, bugün bizi etkileyen kriz, belki de çok daha fazlası ile tüm pazarları vuruyor. Ancak ciddi bir üretim hatta kriz deneyimine sahip olan Türk işletmelerinin, dış pazarlarda her zamankinden daha avantajlı bir konjonktür yakaladığını çok net görebiliyoruz. Geçtiğimiz gün ve haftalarda katıldığımız gerek Cumhurbaşkanımız gerek ise Dış Ticaret Müsteşarlığı'nca düzenlenen dış ticaret heyetlerinde karşılaştığımız tablo, tespitimiz ile örtüşmektedir. Bugün gerçekleşen zirve işte bu konjonktürden İzmirli KOBİ 'lerin daha etkin şekilde yararlanmasını hedeflemektedir.
“DIŞ TİCARET YAPMAYAN KOBİ KALMAYACAK” şeklinde formüle ettiğimiz İGİD söyleminin önemi bugün pekişmiştir. Gerek Derneğimiz gerekse üyesi bulunduğumuz ESİDEF ve TUSKON 'un son yıllardaki faaliyetlerinin temelinde dış ticaretin olması asla rastlantı değildir. Türk ekonomisi ve işletmelerini, dünya pazarlarında etkinleştirme ideali dün olduğu gibi bugün de İGİD' in varlık nedenlerindendir. Türk iş alemi dinamizmi ile bu ideali gerçeğe dönüştürecek potansiyeli taşımaktadır.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Yönetim Kurulu Başkanı


DEMOKRATİK KONGO, TANZANYA, KENYA, ÇİN, SURİYE, SENEGAL, GANA, MALAWİ, KAZAKİSTAN, POLONYA, SIRBİSTAN, PAKİSTAN, TACİKİSTAN, KIRGIZİSTAN
Dış ticarette dengeler Türkiye lehine yeniden kurgulanıyor

Mehmet TİMUROĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
Yukarıda adı belirtilen ülkeler sadece son altı ayda İGİD 'in katıldığı ve katkı koyduğu ticaret organizasyonlarına konu olan ülkelerin isimleri. Adı geçen ülkelere ya İGİD adına iş gezisi düzenlenmiş, ya konuk iş adamı heyeti kabul edilmiş ya da Cumhurbaşkanımız'ınkiler başta olmak üzere dış ticaret boyutlu resmi gezilere İGİD üyelerinden katılım sağlanmış. Neredeyse tamamı KOBİ 'lerden oluşan bir iş adamı derneği için yukarıdaki listenin anlamı daha da büyüyor. Düne kadar belki de ancak adını duyduğu ülkeler ile iş yapmak, dış ticaret mazisi 50 yılı aşmayan bir ülke için gurur verici. Üstelik bu listeye Türk dış ticaretinde milat anlamı taşıyan TUSKON' un (Türkiye Sanayici ve İş Adamları Konfederasyonu) dış ticaret köprüleri organizasyonları yolu ile ilişki kurulan ülkelerin hepsi dahil değil.
Nereden bakarsanız bakın objektif bir dış ticaret başarısı anlamına gelen gerek İGİD gerekse ESİDEF kanalı ile üyesi bulunduğu TUSKON'un dış ticaret adına yaptıkları, tarihe not düşülmeyi hak ediyor. Hiçbir deneyim ve birikimi olmayan Işıkkent'teki ayakkabı imalatçısına, Karabağlar'daki mobilyacıya, Gana'ya, Çin'e ihracat yapmak üzere öz güven aşılamak tarihi değer taşıyor. Üstelik öz güven vermekle yetinmeyip dış ticaret için alt yapıyı da hazırlamak, yarın, bugünün Türkiye tarihini yazacaklar için satır başlarını oluşturacak.
Daha ticaret ile ilgili ilk kavramlar ile tanıştığımız dönemlerden beri dış ticaret gerçekleri çok netti: 'Türkiye sadece ham madde ihraç eder ve bu da ithalatının ancak küçük bir bölümünü karşılardı.' Çok değil 20 yıl önce bu fotoğraf neredeyse kader olarak benimsenmişti. Dün adeta 'büyüklere' bırakılmış alan dış ticaret, bugün İGİD, ESİDEF ve TUSKON aracılığı ile en küçük işletmelerin bile gündemine giriyor.
İZMİR DIŞ TİCARET ZİRVESİ
TUSKON 'un (Türkiye Sanayici ve İş Adamları Konfederasyonu) düzenlediği Türkiye-Dünya Dış Ticaret Köprüsü, 150 ülkeden 2000 yabancı iş adamının katılımı ile İstanbul'da tamamlandı. Alanında, sadece ülkemizde değil dünyada bu denli geniş katılımın olduğu ilk organizasyon özelliği taşıyan Türkiye-Dünya Dış Ticaret Köprüsü programına katılan altı ülkeden iş adamları ve bürokratlarını İzmir'de ağırladık.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gana, Malawi, Kongo Cumhuriyeti, Polonya ve Kazakistan'dan gelen konuk iş adamlarını, program partnerlerimiz İZİAD (İzmir İş Adamları Derneği) ve ÇİSİAD (Çiğli Sanayici ve İş Adamları Derneği) üyeleri ile birlikte yaklaşık 500 İzmirli iş adamı ile görüştürdük.
Etkisi azalma eğilimi göstermek ile birlikte içinden geçmekte olduğumuz krizin takvimsel belirsizliği sürüyor. Bu süreçte iş ve yatırım planı yapmanın zorluğunu biliyor ve yaşıyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey daha var ki o da krizin seyri ne olursa olsun dış ticaretin her işletmenin vizyonunda yer alması zorunluluğudur. Bugüne kadar ihracata cesaret edemeyen, erteleyen veya isteksiz davranan KOBİ'lere, ihracata ilk adım için bugünden daha uygun konjonktür olamaz. Fırsat olarak tanımladığımız bugünkü konjonktür, dış pazarlardaki gelişmelerden değil aksine iç pazarın daraldığı ortamda ihracatın zorunlu seçenek olmasından kaynaklanıyor. Yoksa, bugün bizi etkileyen kriz, belki de çok daha fazlası ile tüm pazarları vuruyor. Ancak ciddi bir üretim hatta kriz deneyimine sahip olan Türk işletmelerinin, dış pazarlarda her zamankinden daha avantajlı bir konjonktür yakaladığını çok net görebiliyoruz. Geçtiğimiz gün ve haftalarda katıldığımız gerek Cumhurbaşkanımız gerek ise Dış Ticaret Müsteşarlığı'nca düzenlenen dış ticaret heyetlerinde karşılaştığımız tablo, tespitimiz ile örtüşmektedir. Bugün gerçekleşen zirve işte bu konjonktürden İzmirli KOBİ 'lerin daha etkin şekilde yararlanmasını hedeflemektedir.
“DIŞ TİCARET YAPMAYAN KOBİ KALMAYACAK” şeklinde formüle ettiğimiz İGİD söyleminin önemi bugün pekişmiştir. Gerek Derneğimiz gerekse üyesi bulunduğumuz ESİDEF ve TUSKON 'un son yıllardaki faaliyetlerinin temelinde dış ticaretin olması asla rastlantı değildir. Türk ekonomisi ve işletmelerini, dünya pazarlarında etkinleştirme ideali dün olduğu gibi bugün de İGİD' in varlık nedenlerindendir. Türk iş alemi dinamizmi ile bu ideali gerçeğe dönüştürecek potansiyeli taşımaktadır.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Yönetim Kurulu Başkanı

